TÜRKİYE’NİN İLK ÖZEL MÜZESİ OLAN SADBERK HANIM MÜZESİ’NDEN BİR SEÇKİ ARALIK AYINDA MEŞHER’DE SERGİLENİYOR

TÜRKİYE’NİN İLK ÖZEL MÜZESİ OLAN SADBERK HANIM MÜZESİ’NDEN

BİR SEÇKİ ARALIK AYINDA MEŞHER’DE SERGİLENİYOR


Maziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesi’nden Bir Seçki”

10 Aralık 2020 –18 Nisan 2021

Meşher, Beyoğlu


Kuruluşunun 40. yılına ithafen, Sadberk Hanım Müzesi’nin koleksiyonundan bir seçki,

10 Aralık 2020 itibariyla Meşher’de sergileniyor.


Meşher’in üçüncü sergisi olan “Maziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesi’nden Bir Seçki”, 19.000’i aşkın eserin bulunduğu müzenin Arkeoloji ve Türk-İslam Sanatı koleksiyonlarından seçilen 210 adet nadide eserle ziyaretçileri Anadolu’nun uygarlıklar tarihinde bir yolculuğa çıkaracak.


Vehbi Koç Vakfı (VKV) kurumlarından biri olan Sadberk Hanım Müzesi’nin yarım asıra yakın zaman içerisinde oluşan kültürel birikiminin geniş kitleler ile buluşturulması hedeflenerek, koleksiyondan seçilen 210 adet eser geçici bir süre için İstiklal Caddesi’nde yer alan Meşher’de sergileniyor. Her bir eser ait olduğu döneme ışık tutarak, MÖ 6. binyıldan 20. yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminin öyküsünü geleceğe taşıyor.


Serginin küratörlüğünü Sadberk Hanım Müzesi Müdürü Hülya Bilgi üstleniyor. Meşher’deki “Maziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesi’nden Bir Seçki” sergi için şunları söylüyor: “….1980’de ziyarete açılan Sadberk Hanım Müzesi, 40. kuruluş yıldönümü olan 2020 yılında Türkiye’nin ilk özel müzesi olma sıfatını haklı bir gururla ve sorumluluk bilinciyle taşıyor. Müze, kuruluşunu izleyen yıllarda Türkiye çapında önemli roller üstlenmeye hazır, genç bir oluşumdu. Bugün ise artık zengin koleksiyonlarıyla saygı gören ve uluslararası platformda bilinen, köklü bir kültür ve eğitim kurumu. Kırkıncı kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde İstanbul’un kalbi sayılabilecek bir mekânda, Meşher’de düzenlenen ve ziyaretçileri binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna çıkaran sergi, Anadolu uygarlıklarını çarpıcı örneklerle göstermenin yanı sıra Osmanlı sanatını en seçkin örneklerle gözler önüne sererek müze koleksiyonunun çeşitliliğini ve zenginliğini ortaya koyuyor”.


Sergi ile eş zamanlı olarak, Meşher ve Sadberk Hanım Müzesi’nin ortak gerçekleştireceği çevrimiçi bir etkinlik programı planlanıyor. Pandemi sebebiyle alınan sağlık tedbirleri gereği, seminer, atölye ve çocuk etkinlikleri Meşher’in dijital platformlarında gerçekleştirilecek. Etkinlik takvimi, Meşher’in e-bülteni ve sosyal medya kanallarından takip edilebilir.


Sadberk Hanım Müzesi’nden zengin bir seçkiye ev sahipliği yapan Meşher, 10 Aralık’ta açılacak sergi ile ziyaretçilerini binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.


Tutkulu bir koleksiyoner: Sadberk Koç

Sadberk Koç, elişlerine ve el sanatına duyduğu tutku ile bir araya getirdiği koleksiyonunun, kendi adını taşıyacak bir müzede sergilenmesini arzular. Vefatının ardından bir müze kurmak isteğini yerine getirmek üzere, başta eşi Vehbi Koç ve çocukları bu konuda yoğun gayret göstermişlerdir. Özellikle Sevgi Gönül, Koç Ailesi adına annesinin müze hayalini gerçekleştirme görevini üstlenmiş ve müzenin kuruluş çalışmalarının ardından icra komitesi başkanlığını 2003 yılındaki vefatına kadar sürdürmüştür. Sadberk Hanım’ın büyük bir özveri ile toplayıp sakladığı el sanatları, 1980’de kurulan bu müzenin çekirdeğini oluşturur.Onun eski sanat eserlerine olan merakı zaman içinde bir koleksiyoncu titizliği ve seçiciliğine dönüşür; sonrasında ailesine de sirayet eder.


Sarıyer’de bir kültür deryası

Koç Ailesinin 1950’de yazlık olarak aldığı, Sarıyer’in Büyükdere semtindeki Azaryan Yalısı, ailenin kararıyla 1978–1980 yılları arasında Sedat Hakkı Eldem’in hazırladığı restorasyon projesi kapsamında Sadberk Koç’un anısına, onun kişisel koleksiyonunu sergilemek üzere bir müzeye dönüştürülür ve 14 Ekim 1980 tarihinde Sadberk Hanım Müzesi adıyla ziyarete açılır. Sadberk Hanım Müzesi, aynı zamanda Türkiye’nin ilk özel müzesi olma özelliğini taşır.

Özellikle İznik çini ve seramikleri, Osmanlı dönemi kadın kıyafetleri ile işleme koleksiyonu niteliği bakımından dünya koleksiyonları içerisinde hatırı sayılır bir yere sahiptir. Sadberk Hanım Müzesi, arkeoloji ve erken İslam dönemi eserleri yanında hat sanatından ipekli dokumalara kadar Osmanlı sanatının en seçkin örneklerini toplayarak kültürel bir mirası gelecek kuşaklara aktarıyor.


Sergi yayını

Sadberk Hanım Müzesi Müdürü ve sanat tarihçisi Hülya Bilgi ile arkeolog G. Senem Özden Gerçeker’in metinlerini kaleme aldığı sergi kitabı Türkçe ve İngilizce olarak iki ayrı edisyon halinde yayımlandı.


Meşher

Bir Vehbi Koç Vakfı (VKV) kuruluşu olan Meşher, tarihi araştırmalardan güncel sanata uzanan kapsamlı sergilerinin yanı sıra atölye ve konferans gibi etkinlik serilerine yer veren bir sergi alanıdır. Osmanlı Türkçesi’nde “sergi mekânı” anlamına gelen adıyla Meşher, zamanlar ve kültürler arasında ilham verici bir diyalog zemini sağlayarak, Eylül 2019’dan bu yana izleyicileri ağırlamaya devam ediyor. Üç kata yayılan 900 metrekarelik sergi alanı ve etkinlikler için bulunan 100 metrekarelik faaliyet alanı ile Meşher’deki sergiler, Orta Çağ’dan günümüze uzanan geniş zaman dilimi içinde çok çeşitli konulardaki programı, araştırmaya dayalı akademik yönü ve yayınlarıyla bir referans noktası olarak, kültür sanat sahnesine katkıda bulunmaya devam ediyor.

İstiklal Caddesi’nde yer alan Meşher’de, ziyaret, etkinlik ve sergi turları ücretsiz gerçekleştiriliyor. Pazartesi hariç haftanın altı günü ziyaret edilebilir.


www.mesher.org | Instagram


Meşher’de uygulanan sağlık tedbirleri ile ilgili bilgiler ve yeni ziyaret saatlerine www.mesher.org’dan ulaşılabilir.


Bilgi için:

Lobby İletişim ve Etkinlik Danışmanlığı

Nuray Koç

nuraykoc@lobby-pr.com

T: 0530 280 7052

Diğer İçerikler